MEZUNİYET; BİR YOLUN SONU MU, YENİ BİR YOLUN BAŞLANGICI MI?

İŞ DÜNYASI MEZUNLARIN HANGİ "SESSİZ ÇIĞLIĞINI" DUYMALI?

Yaklaşık altı haftadır, Linkedin üzerinde mezuniyet coşkusunu paylaşan, üniversiteden bu yıl mezun olan ve keplerini havaya atan gençlerin, başarmanın hazzı ile dolu fotoğraflarını hepimiz görüyoruz. Hatta bazı gençlerimiz not ortalamalarını, bölüm ya da fakülte birinciliği derecelerini özellikle vurgulayarak, azim ve kararlılıkla çalışarak ulaşılmış bir mutlu sonun haklı gururunu da paylaşıyorlar.

12 yıllık bir eğitim maratonunun son değil, ama ilk hedef durağı olan Üniversite mezuniyeti bir başka deyişle, akademik maratonun ilk bitiş çizgisi, eşzamanlı olarak bir başka maratonun, yani gerçek hayatın da başlangıç çizgisi.

Bir eğitimci ve iş dünyası profesyoneli olarak, bu paylaşımlara iki farklı pencereden bakıyorum. Bir yanda büyük bir emekle diplomasını alan gencin umudu, diğer yanda ise o gence kapılarını açması gereken iş dünyasının sessizliği.

Mezuniyet Haberleri Bir "Yardım Çağrısı" mı?

LinkedIn’de bir mezuniyet kutlamasını "Tebrikler" yazıp geçmek, aslında sadece sosyal bir nezaket değil. Eğer bir profesyonelseniz, o kutlama aslında o genç için sizin tarafınızdan onaylanmak, görünür olmak ve bir nebze olsun "mezuniyet sonrası paniğini" dindirmek demek.

Gençler, diplomayı aldıkları o ilk günün ertesinde devasa bir boşluğa düşüyorlar.

·       "Ben artık ne yapacağım?",

·       "Kimin kapısını çalsam?",

·       "Kiminle konuşsam?"

soruları zihinlerinde dönerken, sizin o bir cümlelikyorumunuz, aslında bir köprü kuruyor. O köprüden geçmek, bir gencin kariyerinde hayat boyu unutmayacağı bir dönüm noktası olabilir.

Yetenek "Hazır" mı Beklenmeli, "Yetiştirilmeli" mi?

İş dünyasının en büyük paradoksu, kurumların "tecrübeli aday" arayışı ile "yeni nesil vizyon" ihtiyacı arasındaki o bitmek bilmeyen çelişkidir. Birçok yönetici, yeni mezunların yetersizliğinden yakınırken, aslında kendi bünyelerinde "yetiştirecekleri" cevherleri ıskalıyorlar.

Yeni bir mezunu istihdam etmek, bir risk değil; bir şirketin DNA’sını yenileme operasyonudur. Onların saf öğrenme iştahı, henüz "kurumsallaşmamış" o taze bakış açıları, aslında bugünün değişen piyasa koşullarına uyum sağlamak isteyen her kurum için bir oksijen kaynağıdır.

 Gelecek İçin Bir Sözleşme: "Biz Varız" Demek

Sevgili meslektaşlarım, profesyoneller; Bu gençlere sadece "Tebrikler" demeyelim. Onlara "Neler yapabileceğini konuşalım" diyelim. Bir staj, bir kahve sohbeti, bir mentorluk görüşmesi… Bunlar, bir gencin CV’sinden çok daha değerli, onun yol haritasına koyduğunuz birer işaret fişeğidir.

Ve siz, genç mezunlar; Diplomanız sizin giriş biletiniz. Ancak o biletle hangi kapıdan gireceğinizi, ne kadar meraklı, ne kadar dirençli ve ne kadar öğrenmeye aç olduğunuz belirleyecek. Bizler buradayız, kapılarımızı çalmanızı, fikirlerinizi anlatmanızı bekliyoruz.

Sonuç olarak; Mezuniyet, sadece bir sonun kutlaması değil, bir iş birliği davetidir. İş dünyası ile eğitim dünyası arasındaki o "görünmez duvarı" kaldırmak, ancak birbirimizin elini tuttuğumuzda mümkün.

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar